Son Dakika: Güner Özkul Babam Yaşar Usta Kadar Mütevazı Biri Hiç Olmadı

Güner Özkul: Babam Yaşar Usta kadar mütevazı biri hiç olmadı!

Akturkticaret.net farkıyla: Ocak ayında hayata veda eden usta sanatçı Münir Özkul kızı Güner Özkul, babası için yöneltilen “Evde de bir baba olarak Yaşar Usta mıydı?” sorusunu “O kadar mütevazı biri hiç olmadı!” diyerek yanıtladı

Yeşilçam’ın kimine göre ‘Mahmut Hoca’sı kimine göre ise ‘Yaşar Usta’sı olan Münir Özkul, ocak ayında İstanbul’daki evinde 93 yaşında hayatını kaybetmişti. Bu vedanın ardından Hürriyet’ten Ayşe Arman’a konuşan kızı Güner Özkul babasının nasıl biri olduğunu ve son yıllarını anlattı.

Sonun başlangıcı ne zamandı?

– Solunum cihazına bağlandıktan sonra bir cihaz takılıyor. O işi sevmedi, kendi sesine yabancılaştı. Beğenmedi çıkan sesi. Ve konuşmayı kesti. Konuşmayı kesince iletişim tamamen bitti.

Nereden anladınız sesini beğenmediğini?

– Konuşmamaya başlayınca. Zaten birkaç kere de Ümran Abla’ya söylemiş; “Ben bu sesi beğenmedim” diye. Şikâyet etmiş. Demans başladıktan sonra uykularından “Provaya geç kalıyorum!” diye kalkıyordu. Bütün rollerini tekrar ediyordu. Özellikle müzikallerdeki şarkıları söyleyerek uyanıyordu.

Nasıl bir babaydı?

– Ben çok iyi bir dönemine rastladım. Doğduğum yıl içkiyi bırakmış. Dolayısıyla abim ve ablam için farklı, benim için farklı bir babaydı. Abimle ablam, ona en çok ihtiyaç duydukları dönemde hem sürekli çalışıyor hem de alkol problemi var hayatında. Gerçi her zaman müşfik bir babaymış ama biraz ilgisiz kaldığı dönemler olmuş. Bir de onlarla ilgili her türlü pişmanlığını sanki bende telafi etmeye çalıştı.

Kaç yaşındaymış sen dünyaya geldiğinde?

– 41.

Bize yansıyan müthiş erdemli, gururlu, namuslu, dürüst, uzlaştırıcı ve şefkatli olduğu… Gerçekten öyle miydi?

– Evet, özel bir insandı.

Evde de bir baba olarak Yaşar Usta mıydı?

– O kadar mütevazı biri hiç olmadı!

Nasıl yani? Egosu mu vardı?

– Elbette. Egoya sahip olmadan bu kadar büyük bir sanatçı olunmuyor!

Başka bizim bilmediğimiz özellikleri?

– Çok müdanasız bir insan. Hiçbir şeyden korkusu yok, hiç kimseye eyvallahı da yok. Canının istediğini yapar, istemediğini yapmaz, bu kadar. Ama bir yandan da inanılmaz saf, tamamen bir bebek kafası. Monopoly oyunundaki paralar var ya, onları kutudan çıkart uzat, “Münir Abi bakkaldan bir yoğurt alır mısın?” de, gider almaya. O paranın gerçek mi, oyuncak mı olup olmadığını bilmez. Parayla alâkası yok.

İşi ve sanatıyla mı meşguldü?

– Evet. Ama şanslı da. Her zaman dört ayak üstüne düşüyor. Çünkü hep kendisini seven insanlarla birlikte. Herkes anlayış gösteriyor ona ve dehasına.

Biraz bencil de yani?

– Elbette! Onun için bu kadar büyükler. O jenerasyonun böyle bir lüksü de varmış. Günümüzde bu tür şeyler pek olamıyor artık.

Peki sana düşkün müydü?

– Evet, çok. Ama ilkokuldan itibaren yatılı okudum.

Niye?

– Çünkü annemle babam ilkokula başladığımda ayrıldı. Annem, yatılı olmamın hepimiz için daha iyi olacağını düşündü. Annemle babam sürekli turnelerde oldukları ve çalıştıkları için ben zaten anneannemle ve dedemle yaşıyordum. Alıştığım düzen oydu ilkokul bire kadar. İlkokul birde anneannemi kaybedince her şey değişti. Çok hareketli bir hayatları olduğu için, beni aynı okulda yatılıya verdiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rize Web Tasarım İlk Sayfa Seo Rize Günübirlik Turlar www.hosttescil.com