Archive for Haziran 2018

SON DAKİKA: Telefonla Konuşmayın Banyo Yapmayın

Telefonla konuşmayın banyo yapmayın…

En Son Haberler: Küresel iklim değişikliği, yaz aylarında dolu ve yağışları olduğu kadar yıldırımları da arttırdı. Son 1 ayda 11 can alan yıldırımdan korunmak için uzmanlar uyardı: “Fırtına anında evlerdeki elektronik ekipmanları kapatın.”

Savaş Gencer (26), 29 Mayıs’ta Van’da evinin önünde, Mustafa Körlü (49), 31 Mayıs’ta Kahramanmaraş’ta yağmurdan korunmak için sığındığı ağaca yıldırım isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi. Gencer ve Körlü gibi 11 kişi son bir ayda yıldırım düşmesi sonucu öldü.

ŞEMSİYEDEN KAÇININ
Uzmanlar, yıldırım çarpmasına bağlı can kaybının en çok ilkbahar ve yaz aylarında yaşandığına dikkat çekiyor. Fırtınalı havada metal eşyalardan uzak durmak gerektiğini belirten İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik- Elektronik Fakültesi Elektrik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Cansız , “Yıldırım yüksek miktarda elektrik akımından oluşması sebebiyle, akımın kolay iletildiği ortamda yayılma eğilimindedir. Yıldırımın isabet ettiği metalin temas ettiği her şey akıma kapılır. Üzerimizde taşıdığımız metal eşyanın büyüklüğüne göre de risk artar. Yıldırım düşme olasılığı yüksek yerlerde şemsiye kullanmayın” dedi.

FIRTINADA BANYO YAPMAYIN
Cep telefonu, bluetooth kulaklıkların da yıldırıma davetiye çıkarttığı iddialarla ilgili uzmanlar, fırtınalı havalarda metal aksamlı telefon kullanılmamasını öneriyor. Fırtınalı havada evde metalden yapılmış tesisatın kullanımından kaçınılması gerektiğini belirten Cansız şu uyarılarda bulundu: “Yıldırım evinize, binanıza veya yakındaki diğer yerlere çarptığında tesisatınızdaki metal borulara elektrik yükü verebilir. Bu borulara bağlı tesisatı kullanıyorsanız elektrik çarpmasına neden olur. Bu sebeple fırtınalı havalarda banyo yapmayın. Lavabo veya musluk kullanmayın.”
“Fırtınalı havada evde bulunan elektronik eşyaları kapatın” diyen Cansız şöyle devam etti: “Televizyonları, bilgisayarları, klimaları ve diğer cihazları kapatın. Kablosuz veya batarya ile çalışan cihazları kullanın. Açık pencereden, kapıdan veya sundurmadan fırtınayı izlemeyin. Kapatılmamış alanlar güvenli değildir.”

DURAKLARDAN UZAK DURUN
Fırtınalı havada metal olduğu için şehir içinde bulunan otobüs durakları ve benzer küçük yapılardan uzak durmak gerektiğini kaydeden Cansız sözlerine şöyle devam etti: “Fırtınada nemin veya suyun bulunduğu yüzeylerde veya yerlerde durmayın. Elektrik akımı suyun bulunduğu yüzeyle temas edeni çarpabilir.”

ÇÖK-KAPAN, HEDEF KÜÇÜLT
İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu da, fırtınada doğada yürüyüş yapan veya hayvan otlatanların bir çukur bulup tehlike geçene kadar, ‘çök, kapan, tutun’ pozisyonunda beklemesini gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Kadıoğlu, şu uyarılarda bulundu: “Gök gürültüsünü duyulmaya başlandığında korunmak için öncelikle kapalı ortama girmek gerekir. Ağaç altından ziyade kapalı yere sığınmak gerekir. Kapalı bir alan yoksa su almayacak bir çukur bulmak lazım. Bu çukurda ucundan iki ayağı birleştirerek ‘çök, kapan, tutun’ pozisyonunda tehlike geçene kadar beklemek lazım. Bu pozisyon deprem, yıldırım, hortum, heyelan ve uçak kazasında da uygulanır. Amaç hedefi küçültmek.”

Kaynak: Hürriyet

SON DAKİKA: Aslı Enver Murat Bozun Ailesini Sildi

Aslı Enver, Murat Boz’un ailesini sildi!

En Son Haberler: Güzel oyuncu Aslı Enver ayrıldığı sevgilisi Murat Boz’un annesi ve kardeşini sosyal medya hesabından silerek aileyle tüm bağlarını kopardı.

Oyuncu Aslı Enver’in, ayrılıktan aylar sonra Murat Boz’un ağabeyi ve annesini sosyal medya hesaplarından silmesi dikkati çekti. Şarkıcı Murat Boz ile 2.5 yıllık ilişkilerini noktalayan Aslı Enver’in ilk hamlesi sosyal medya hesabındaki fotoğrafları kaldırmak olmuştu. Ayrılık kararı sonrası Aslı Enver’den bir hamle daha geldi.

Güzel oyuncu, ayrılıktan aylar sonra Murat Boz’un ağabeyi Ali Boz’u ve aralarını düzeltmeye çalışan Murat Boz’un annesi Nedret Boz’u da sosyal medya hesaplarından sildi. Güzel oyuncu, böylece Boz cephesiyle olan son bağlarını da koparmış oldu.(mynet)

SON DAKİKA: Uefa Başkanı Alexander Ceferinden Flaş Galatasaray Açıklaması

UEFA Başkanı Alexander Ceferin’den flaş Galatasaray açıklaması

En Son Haberler: UEFA Başkanı Alexander Ceferin, CNN Türk’te gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Galatasaray’ın durumu hakkında konuşan Ceferin, Türkiye’nin Euro 2024 adaylığı, Dünya Kupası, tartışılan VAR sistemi ve milli yıldız Cengiz Ünder hakkında da çarpıcı ifadeler kullandı.

UEFA Başkanı Alexander Ceferin, başta Galatasaray olmak üzere birçok kulübün yaşadığı Finansal Fair Play konusundan, İstanbul’da düzenlenecek 2020 Şampiyonlar Ligi finaline, dünya futbolundan, Türkiye’nin 2024 Avrupa Şampiyonası adaylığına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

CNN Türk’e konuşan UEFA Başkanı Alexander Ceferin, Galatasaray ile ilgili dosyanın tekrardan hukuk kuruluna gönderilmesiyle ilgili olarak, “Hakem komisyonunun bazı durumlarda araştırma komisyonunun kararını düzeltme hakkı bulunuyor. Ama bu illa olacak anlamına gelmiyor. Bir şey değişecek anlamına da gelmiyor. Aslında büyük bir anlam da yüklememek lazım” dedi.

İşte Ceferin’den flaş açıklamalar:

SORU: Galatasaray ile UEFA arasında bir anlaşma yapıldı, biz konunun kapandığını düşündük, ancak ne oldu da bu dosya hukuk kuruluna gönderildi. Bu ne anlama geliyor?

CEFERIN: Öncelikle şunu belirteyim özel dosyalarla ilgili yorum yapmıyorum. Bunu yapmıyorum çünkü bağımsız bir komisyonumuz var. Bir sorunla karşılaşıldığında onlar karar veriyor. Ancak şunu da belirteyim, yönetmeliğimize göre hakem komisyonunun bazı durumlarda araştırma komisyonunun kararını düzeltme hakkı bulunuyor. Ama bu illa olacak anlamına gelmiyor. Bir şey değişecek anlamına da gelmiyor. Aslında büyük bir anlam da yüklememek lazım, dosyaya bakacak ve bir revize gerekip gerekmediğine karar verecekler. Bu çok sıra dışı bir olay değil, sıkça yapılan bir uygulama. Başka bir kararın çıkacağı anlamına gelmez.

SORU: Galatasaray için verilen karar devam ediyor değil mi? Bir değişiklik yok?

CEFERIN: Bir kez daha söylüyorum. Verilmiş bir karar hakkında yorum yapmayacağım. Anlaşma aynı şekilde devam ediyor ve güncel. Bunu biliyoruz çünkü hakem kurulu herhangi bir şey yapmadı ve değişiklik talep etmedi.

“GALATASARAY İLE İLGİLİ ANORMAL BİR DURUM YOK”

SORU: Galatasaray’ın Avrupa’dan men edilme ihtimali var mıydı? Bu gündeme geldi mi?

CEFERIN: Tekrar ediyorum ben Galatasaray hakkında konuşmuyorum. Real Madrid veya Tottenham hakkında da konuşmuyorum. Kararı veren bağımsız bir komite, Verilen karar sizin zannettiğiniz kadar olağandışı değil. Anormal bir durum yok.

“TÜRK FUTBOLU ADINA ÇOK İYİMSERİM”

SORU: Finansal Fair Play açısından sizce hala diğer Türk takımları için de tehlike var mı? Geçtiğimiz hafta Fenerbahçe buradaydı, bu konu hakkında ne söylemek istersiniz?

CEFERIN: Aslına bakılırsa Finansal Fair Play kriterlerinin kulüpler için bir tehlike olduğunu söylememelisiniz. Esas bu kriterleri kaile almayan kulüpler futbol için bir tehlike teşkil ediyor. Diğer yandan Türkiye’deki sürecin iyiye doğru geliştiğini düşünüyorum. Şuna hep mutlu olmuşumdur. Tüm dünyada tanınan ciddi iş adamaların kulüplerde başa geçmesi beni fazlasıyla sevindiriyor. O yüzden Türk Futbolu adına çok iyimserim. Türkiye’de futbola nasıl bir tutkuyla bağlı olunduğunu gördüğümde gelecek adına çok umutlanıyorum. Ben olsam çok panik yapmazdım.

CEFERIN’DEN ATATÜRK’E ÖVGÜ DOLU SÖZLER

SORU: İstanbul 2020 Şampiyonlar Ligi Finaline ev sahipliği yapacak. Bu büyük organizasyonun ev sahipliğini yapmak gerçekten de büyük bir onur. Eminim siz de zaten 2005’de İstanbul’da gerçekleşen Liverpool – Milan finalinden etkilenmişsinizdir. Sizce de 2020 finalinin bize verilmesinin sebeplerinden biri de, o dönemdeki kusursuz giden ve iz bırakan organizasyon olabilir mi?

CEFERIN: Bence en yalın haliyle söylemek gerekirse şartlar çok uygun. Bir kere Türkiye futbol Federasyonu’na güvenimiz sonsuz, bu organizasyonu hakkıyla yapacaklardır, buna inanıyorum. Yeteri kadar, hatta fazla fazla otelleriniz var, muhteşem havaalanlarınız var, olması gereken her şeye sahipsiniz. Maçın oynanacağı Atatürk Olimpiyat Stadı komple yenilenecek. Dolayısıyla benim için çok güzel, hatta bunu daha da güzel kılan bir diğer şey de stadın adı. Stada dünya tarihindeki en büyük siyasetçilerinden birinin adı verilmiş.

“TÜRKİYE BÜYÜK ORGANİZASYONLARA EV SAHİPLİĞİ YAPABİLECEK KAPASİTEDE”

SORU: Türkiye 2019’da Süper Kupa, 2020’de de Şampiyonlar Ligi finaline ev sahipliği yapacak. Bu Türkiye’nin büyük organizasyonları yapabilme kabiliyetini mi göstermiyor mu? Türkiye 2024’e aday, sizce şansı ne?

CEFERIN: Türkiye her halükarda böyle büyük organizasyonların altından kalkabilecek kapasiteye sahip. Ekonomik açıdan olsun, diğer unsurlar açısından da dünyanın en büyük organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek güçte bir ülke. Tek başına bakıldığında sporda uzak ara en büyük organizasyon Şampiyonlar Ligi finalidir. Örneğin Superbowl’dan bile büyük. O yüzden Türkiye’nin herhangi bir organizasyona ev sahipliği yapamayacağını düşünemiyorum. Burada şartname zaten çok açık. Değerlendirme süreci işleyecek sonra da karar vereceğiz. 2024’e gelince de ben şu an bununla ilgili herhangi bir yorumda bulunmak istemiyorum, çünkü çok erken olduğuna inanıyorum. Ancak birçok yerde sanki iki çocuğum yarışıyormuş gibi hissettiğimi söyledim. İnanılmaz dost iki futbol federasyonu, ekonomik olarak çok güçlü iki ülke. Hani o açıdan bakıldığında kim kaybederse ona yazık olacak gibi görüyorum. Bir şey söylemek gerçekten çok zor ve zaten çok da erken. Zaten her halükarda ben yorum yapmazdım, ancak hiç şüphesiz Türkiye büyük organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek kapasitede.

“HIRVATİSTAN BENİ ÇOK ETKİLEDİ”

SORU: Dünya Kupasını seyretmeye vaktiniz oluyor mu? Şimdiye kadar sizi en çok etkileyen takım hangisi oldu?

CEFERIN: Elimden geldiğince maç seyretmeye çalışıyorum.. Bazen oynanan saatler yüzünden denk gelemiyorum.. haftaya yerinde maçlar seyretmek için Rusya’ya gideceğiz. Benim açımdan Avrupa ülkelerinin turnuvayı domine etmesi önemli. Umarım bu sonuna kadar da böyle devam eder. 10 Avrupa takımının yoluna devam edeceğini düşünüyorum. Bu da aynı zamanda bize Avrupa futbolunun nerede olduğunu da gösteriyor. Hırvatistan beni çok etkiledi. Gerçekten iyi bir takım olmuşlar bunu söylemeliyim. İngiltere de beni etkiledi. Hırvatistan’ı bekliyordum ama İngiltere’nin bu performansı göstereceğini beklemiyordum. Bir de tabii olağan şüpheliler var.. İspanya ve Almanya gibi… Fransa daha tam anlamıyla üst düzey futbol oynamadı, beklentim daha yüksekti. Ama onlara da sıra gelecek. Sadece Finalin değil yarı finalin de 4 Avrupa takımı arasında oynanacağını düşünüyorum.

SORU: Eylül ayında Ulusal Lig adı altında yeni bir organizasyon başlıyor. Grup eleme maçları ile birlikte yoğun bir maç trafiği olacak. Bu Avrupa liglerinde ve kupalarındaki maçları etkiler mi?

CEFERIN: Hayır hayır. Çünkü maç takvimi olduğu gibi kalacak. Burada dostluk maçlarını kaldıracağız. Ulusal lig maçlarını dostluk maçlarının yerine oynatacağız. Dolaysıyla bununla ilgili bir problem olacağını düşünmüyorum. Çok sıkışık bir maç trafiği olacak veya zaman kalmayacak gibi bir sorun yaşanmayacaktır.

SORU: Video Yardımcı Hakem Sistemi (VAR) sizce Dünya Kupası’nda başarı ile uygulanıyor mu? Siz de bu sistemi Avrupa kupaları organizasyonlarında kullanmayı düşünüyor musunuz?

CEFERIN: Bunu her zaman söylüyorum. Dünya Kupasında net bir şekilde bu sistemin işlediğini göremedik. Üst düzey organizasyonlarda kullanılıyorsa tartışmaya açık olmamalı. Özelinde bir pozisyon hakkında yorum yapmak istemiyorum ama. Video yardımcı hakem odasındaki kişiler hakemi ne zaman uyardığını biliyor muyuz? Maçı o an durdurması gerektiğini biz de biliyor muyuz? Ya da durmaması gerekiyorsa ne zaman veya durması gerekiyorsa? Neye göre? Bunun çok daha şeffaf olması gerektiğine inanıyorum. Bunu hepimiz bilmeliyiz yoksa şimdi yaşadığımızdan çok daha fazla tartışmaya yaşayacağız gibime geliyor. Dünya Kupasından sonra oturup bir durum değerlendirmesi yapacağız.

“VAR’I BU SEZON ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDE KULLANMAYACAĞIZ”

SORU: Seneye Şampiyonlar Ligi’nde VAR’ı görmeyeceğiz demek oluyor bu?

CEFERIN: Hayır biz seneye bu sistemle başlamayacağız. Hazır olduğumuzu görürsek de büyük ihtimalle eleme turlarından sonra başlatırız. Ancak dediğim gibi bununla ilgili somut bir şey söylemek için daha erken.

UEFA Başkanı Alexander Ceferin’in belirlenen 5 futbolcu için verdiği kısa cevaplar da şu şekilde:

Messi?

CEFERIN: Kalite. Tek kelimeyle kalite

Cristiano Ronaldo?

CEFERIN: Hız, güç ve goller

Mesut Özil?

CEFERIN: O da kalite ve asist yapmak

Mohammed Salah?

CEFERIN: Geleceğin Messisi

Cengiz Ünder?

CEFERIN: Onu seyrettim, sanırım 2 kere. Süper star olma yolunda ancak herkes gibi onun da şansa ihtiyacı var.(Sözcü/Skor)

SON DAKİKA: Ayşegül Yıldızdan Olay Açıklamalar

Ayşegül Yıldız’dan olay açıklamalar!

En Son Haberler: Ayşegül Yıldız, İbrahim Tatlıses ile ilişkisi hakkında ilk kez konuştu. Yıldız’ın bu sözlerini Derya Tuna duymasın!

Ayşegül Yıldız, İbrahim Tatlıses ile 20 yıllık beraberliğinin ardından ilişkisi ve biten evliliği hakkında ilk kez konuştu.

Posta’dan Oya Çınar’ın sorularını yanıtlayan Yıldız, “Tanıştığımızda ben 16, o 46 yaşındaydı. Hiçbir şeyden pişman değilim ama bu kadar yaş farkı doğaya aykırı. Şimdi böyle ilişkilere bakınca baştan “Yürümez” diyorum.” dedi…

İşte o açıklamalardan satır başları:

36 yaşındayım, nihayet ne istediğimin idrakına vardığım, iyi hissettiğim bir dönemdeyim. Sadece huzur ve sağlık! Birçok tecrübeye erken yaşta vakıf oldum. İyisiyle kötüsüyle değişik sınavlardan geçtim ve hepsini başarıyla atlattım. Mükafatı da kızım Elif Ada oldu. Artık geçmiş tamamen kapandı.

Bazı insanlar çok kötü ve zannediyorlar ki siz kötülük yapamazsınız. Zeka olarak hepsini katlayıp fırlatıp atacakken hep, “Allah’ım beni kötü insanlara uydurma” diyerek dua etmek zordu. İnsanoğlu yoldan çıkmaya çok müsait. Büyük kötülükler yapabilirdim aslında. Ben her şeyin geri döndüğüne ve Allah’ın adaletinin şaşmayacağına inanıyorum.

NE TAZMİNAT NE NAFAKA İSTEDİM

“İbrahim Tatlıses’in sevgilisiyim” diye ortada dolaşmak kadar saçma bir durum yok. Başka birinin başarısıyla hava atmak anlamsız. Birçok kişi bunu idrak edemiyor. Ortada öyle dolaşıyor. Karakterle alakalı herhalde.
-16 yaşında İstanbul’da bir konserinde tanıştık. Bursa’da yaşıyordum o zaman. Bir yıl sonra da babamı kaybettim. Çok sonra İbrahim Bey Bursa’ya konsere geldiğinde yeniden denk geldik. “Nerelerdesin? Dizi çekiyorum, İstanbul’a gel” dedi. Ben de, “Ailemden izin alabilirseniz gelmek isterim” dedim. Zaten Bursa’da bir televizyon kanalında program yapıyordum. Yani bu işlere onunla tanıştıktan sonra girmedim. Ailemden izin aldı, İstanbul’a geldim. O zaman da sanıldığı gibi sevgili değildik. İlişkimiz başladığında 20’lerimdeydim.

YUVA YIKAN KADIN DEĞİLİM

Sırf insanlar “İbrahim Bey’i kullanarak bir yere geldi” demesinler diye kariyerimi de sildim. Onunla olmak bana avantaj değil dezavantaj oldu. Hayalini kurduğum şeyleri elimin tersiyle ittim. Çok teklif aldım, hepsini geri çevirdim. Kabul etseydim “İbrahim Tatlıses’in torpiliyle buraya geldi” diyeceklerdi. İbrahim Tatlıses adını ne reklam aracı olarak ne de maddi manevi çıkar sağlamak için kullandım. Ne tazminat ne de nafaka istedim. Bir tek Elif Ada’nın nafakasını ödüyor. 20 yıl hayatı paylaştık ama benim tercihimdi. Şimdi, “Sana 20 yılımı verdim. Sen de bana bu kadar para vereceksin” demek benim yapacağım şey değil. Bana zül gelir.

‘Yuva yıkan kadın’ değilim. Hangi yuva? Bir evlilik mi vardı ortada? Diğer tarafa ne anlatıldığından ziyade bana ne söylendiği önemli. Bana hiçbir zaman İbrahim Bey, “Devam eden bir ilişkim var” demedi. Bana hiçbir ilişkisinin olmadığını söyledi. Öyle bir algı yaratmaya çalıştılar. Ona inanmaya çalışmaları da umurumda değil.

DERYA TUNA DUYMASIN!

Evlilik benim talebim değildi. İlişkimiz boyunca evlilik hesabı yapmadım. Özellikle o dönem evliliği hiç düşünmüyordum. Büyük bir kaza olmuş, karşınızda ölümle mücadele eden bir insan var. Aklımdan bile geçmedi. Hatta, “İyileş, sonra zaten olur” dedim. Ona rağmen İbrahim Bey istediği için evlendik. Hiçbir şey hissetmedim. Önümüzdeki zorlu süreci düşünüyordum. Başkalarının hesaplarıyla benim hesabım hiçbir zaman tutmadı. Hiçbir şey hissetmedim. Önümüzdeki zorlu süreci düşünüyordum. Başkalarının hesaplarıyla benim hesabım hiçbir zaman tutmadı.

Evlendiğimizde Derya Tuna, “Tekkeyi bekleyen çorbayı içer” demişti… Çünkü onun zihniyeti o! Demek ki o tekkeyi çorba içmek için beklemiş. Karşındakini kendin gibi bilirsin.”(mynet)

SON DAKİKA: Yks Maratonu Başladı

YKS maratonu başladı

En Son Haberler: Bu yıl ilk defa uygulanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) bugün yapılıyor. 15 dakika kuralı bu sınavda da uygulandı… Dakika farkıyla sınava giremeyen öğrenciler göz yaşlarına boğuldu.

Sınav saat 10.15’te başladı. Ssaat 10.00’dan itibaren de salonlara kimse alınmadı.Onlarca öğrenci dakika farkıyla sınava giremedi. Yarın sabah AYT (Alan Yeterlilik Testi), öğleden sonra ise YDT (Yabancı Dil Testi) yapılacak. YKS’de 2 milyondan fazla aday üniversiteli olmak için yarışıyor.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından bu sene ilk defa düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın ( YKS ) birinci oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) bugün saat 10.15’te başlıyor. İkinci oturum Alan Yeterlilik Testi (AYT) yarın saat 10.15’te, Yabancı Dil Testi (YDT) ise aynı gün saat 15.45’te düzenlenecek. Adaylar sabah oturumlarına saat 10.00’dan sonra, öğleden sonra ise 15.30’dan sonra sınav binasına alınmayacak. Ayrıca ÖSYM tarafından hazırlanan kamu spotunda adayların sınav giriş belgesi ve fotoğraflarının yer aldığı kimlik belgelerini sınava giderken yanlarında bulundurması gerektiği hatırlatıldı. TYT’ye 2 milyon 381 bin 784, AYT’ye 2 milyon 19 bin 853, YDT’ye ise 131 bin 453 aday başvuru yaptı.

SONUÇLAR 31 TEMMUZ’DA

TYT’de adaylara Türkçe ve temel matematik testlerinden 40’ar; sosyal ve fen bilimlerinden ise 20’şer olmak üzere toplam 120 soru yöneltilecek. AYT’de ise Türk dili ve edebiyatı-sosyal bilimler-1, sosyal bilimler-2, matematik ve fen bilimleri testlerinden 40’ar soru çıkacak. YDT adayları da 80 soru cevaplayacak. Sonuçlar ise 31 Temmuz’da açıklanacak.

TOPLU TAŞIMAYA SINAV AYARI

YKS nedeniyle bazı illerde toplu taşıma için sefer sayıları arttırılırken, İstanbul’da ise Büyükşehir Belediyesi tarafından YKS adaylarına ve sınav görevlilerine toplu taşımaların ücretsiz olacağı duyuruldu. Ücretsiz ulaşım İETT, özel halk otobüsleri, Otobüs AŞ, metrobüs, Şehir Hatları vapurları, metro, hafif metro, tramvay, füniküler, teleferik, nostaljik tramvay ve tünelde geçerli olacak. Ayrıca belediyeler tarafından vatandaşlara çağrıda bulunularak, sınav saatlerinde gürültü yapmamaları istendi.

428 TIR VE 1 UÇAKLA EVRAK NAKLİ

ÖSYM, sınav evrakının naklinde 428 TIR ve bir uçak kullandı. Sınav evraklarının hazırlanması, basımı ve paketlenmesi 40 gün sürdü. 4 milyon 548 bin 224 adet sınav kitapçığı ve cevap kâğıdı basıldı. 150 bin sınav evrakı kutusu kullanıldı. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer’in açıklamasına göre, TYT ve AYT oturumlarının her birinde 350 bin sınav güvenlik görevlisi çalışacak.

ÇOK SAYIDA ÖĞRENCİ SINAVA GİREMEDİ!

Antalya’da bir öğrenci 1 dakika gecikme nedeniyle sınava alınmadı.
Görevliler 15 dakika kuralı gereği okul kapılarını saat 10.00’da kapattı. Kapılar kapatıldıktan 1 dakika sonra gelen ve adını vermek istemeyen erkek aday sınava alınmadı. Sınava girmek için görevlilerle konuşan ve onları ikna etmeye çalışan gencin çabaları 15 dakika kuralı nedeniyle sonuçsuz kaldı.
Konuşmalar sürerken görevlilerin “Saat ’10’u 3 geçiyor” demesinin ardından genç çaresiz okuldan ayrılmak zorunda kaldı. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan genç, “Gecikme değil sadece dikkatsizlik hepsi bu. Sınav 10.15 yazıyor. Ben tam 10.00’da geldim. Ancak görevliler ’10’u 1 geçiyor’ dediler ve beni almadılar. 1 dakikanın kurbanı oldum” dedi.

Velilerden inşaat çalışanlarına gürültü isyanı

Zonguldak’ta sınava girmek için Devrek ilçesinden Zonguldak Mesleki ve Anadolu Teknik Lisesi’ne gelen Kader Ceren Elcik ise sınav saati olan 10.00’dan 1 dakika sonra geldiği için içeri alınmadı. Koşarak okul kapısına yönelen Elcik’e, görevliler sınavın başladığı ve içeri alınamayacağını söyledi. Elcik, sınav giriş belgesini yırtarak gözyaşlarına boğuldu. Dışarıda bekleyen annesinin yanına giden Elcik, sarılarak uzun süre ağladı. Annesi de kızının sınava alınmamasına tepki gösterdi.

1 dakika geç kaldı, gözyaşlarına boğuldu

Sivas’ta Aziz Mum isimli aday sınav yeri olan Cumhuriyet üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne saat 09.59’da geldi. Arama sırasında kimliğini arabada unutan ve koşarak almaya giden Mum döndüğünde kapıları kilitli buldu. Duruma tepki gösteren Mum “Cumhuriyet Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Yapı Denetim Bölümü’nde okuyorum. Birinci senemi bitirdim, şimdi yine girecektim. Suyumla birlikte sınav giriş belgemi verdim polis aldı. Kimliğimi unuttuğumdan dolayı ‘arabaya koş 1 dakika var’ dedi. Koştum geldim, kapıyı kilitlemişler içeriye almadılar. Son 15 dakika kuralı bence çok fazla süre son 5 dakika da olsa sonuçta kimliğin varsa, üstünde başında sınava aykırı bir şey yoksa sıkıntı olmamalı. Sınav halen başlamadı ama beni içeri almıyorlar.

Görevlilerin haberi de var. Polise teslim ettim sınav belgemi, bilerek almadım ki sınava gireyim diye. 15-20 saniyeyle almadılar. Vicdanlı olsalar alırlardı içeriye. 1 senem boşa gitti. Benim gibi çok öğrenci var, bu sene liseden mezun olanlar var. Yapacak bir şey yok. Ben yine üniversite öğrencisiyim, ikinci sınıfıma devam ederim de hiç üniversite kazanamayan ne olacak. 1 sene bence çok önemli bir süre. 1 senede neler neler değişir, hayata neler katar. Onun için de bir vicdan muhasebesi yapsınlar” dedi.

Yüzündeki sargı nedeniyle sınava giremedi

Eğitim uzmanları: TYT’de fen ve sosyal soruları kolaydı

TYT’de Türkçe ve matematikte uzun metin soruları nedeniyle öğrencilerin zaman sorunu yaşadığı, buna karşın sosyal ve fen bilgisi sorularının ise kolay olduğu hatta geçmiş döneme göre daha kolay olduğu belirtildi.

Kaynak:Cumhuriyet

SON DAKİKA: 2018 Emekli Zammı Temmuz Ayında En Düşük Emekli Maaşı Ne Kadar

2018 Emekli zammı: Temmuz ayında en düşük emekli maaşı ne kadar?

En Son Haberler: Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı mayıs ayı enflasyon verilerine göre; Ocak-Mayıs endeks değişimi yüzde 6.39 olarak gerçekleşti. İlk 5 aylık enflasyona göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin temmuz zammının yüzde 6.39 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Peki en düşük SSK, BAĞ-KUR ve memur emekli maaşı ne kadar? 1 Temmuz’dan itibaren emekli maaşları ne kadar olacak? Hepsi ve daha fazlasını haberimizde bulabilirsiniz…

SSK ve Bağ-Kur emekli maaşlarına 1 Temmuz 2018 tarihinden geçerli olarak yüzde 6.39 zam yapılması bekleniyor. Memur emeklisinin zam oranı ise yüzde 3.5+2.39 olarak bekleniyor. Şimdi, en düşük emekli maaşı ne kadar? 1 Temmuz 2018 tarihinden itibaren memur, SGK ve Bağkur emekli maaşı ne kadar olacak? Hepsi haberimizde…

Yaklaşık 12.3 milyon emeklinin 1 Temmuzdan itibaren artış gösterecek. Zam oranında enflasyon rakamları belirleyici olacak. Halen en düşük memur emeklisi aylığı bin 978 lira seviyesinde bulunuyor. Memur emeklileri için şu ana kadar oluşan yüzde 5.89’luk artış, bu maaşı 2 bin 94 lira 50 kuruşa yükseltecek. Yüzde 7’lik enflasyonla yüzde 3.5+3 zam oluşacak. Bu durumda çıplak maaş 2 bin 106 liraya, ek ödemeli maaş ise 2 bin 190 liraya çıkacak. Bağ- Kur esnaf emeklilerinde ek ödemeli en az maaş bin 563 lira, Bağ-Kur tarım emeklisi için bin 100 lira, 2000 yılı öncesi SSK emeklisi için bin 746 lira ve 2000 sonrası SSK emeklisi için de bin 41 lirayı bulabilecek.

EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 2018

En düşük işçi emeklisi maaşı (2000 sonrası) – 939 TL
En düşük işçi emeklisi (2000 öncesi) – 1.569 TL
En düşük esnaf (Bağ-Kur) emeklisi maaşı – 1.444 TL
En düşük (Bağ-Kur) tarım emeklisi maaşı – 989 TL
En düşük memur emekli maaşı – 1.978 TL

Kaynak:Sözcü

SON DAKİKA: Eski Siyasetçinin Obama Montajı Ortalığı Karıştırdı

Eski siyasetçinin Obama montajı ortalığı karıştırdı

En Son Haberler: Romanya eski Başbakan Yardımcısı, Facebook sayfasında eski ABD başkanı Barack Obama ile kendisini el sıkışırken gösteren bir fotoğraf yayınladı ve ülkede bir anda gündem oldu.

Oprea, sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğrafa, “Romanya ve Birleşik Amerika arasındaki dostluğun gelişmesi için ne kadar çok çaba harcadığı” notunu da düşmüştü.

Ancak Obama, her ne kadar Oprea’nın elini sıkıyor gibi görünse de ikili arasında hayatın doğal akışına uygun bir göz teması kurulu değildi. Dahası hemen Oprea’nın yanında duran Romanya eski cumhurbaşkanı Traian Basescu da ilginç bir şekilde boşluğa gülümsüyordu.

Dikkatli sosyal medya kullanıcıları fotoğrafın fotomontaj olduğunu hızla yakaladı.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre fotoğrafın aslı da Romanya’nın Washington Büyükelçiliği’nin sitesinde duruyordu. Acemice montajlanan kare, Romanya eski Cumhurbaşkanı Traian Basescu’nun Washington ziyareti esnasında çekilmişti. Ve fotoğrafın orijinalinde, Oprea, Basescu’nun yanında duruyordu.

Fotoğraf üzerinde oynanmış, Obama devlet başkanı Basescu ile değil Oprea ile tokalaşıyor gibi gösterilmişti. Ayrıca Oprea yeni fotoğrafta daha genç ve sportif bir görünüşe sahipti.

Olayın ortaya çıkması üzerine Gabriel Oprea, “Fotoğrafın sahte olduğunu nereden bileyim? Ben de o odadaydım. Ama fotoğrafı bana başkası verdi” demekle yetindi.

Büyükelçiliğin sitesindeki orijinal fotoğraf.

Doktora tezi de çalıntı

Aslen emekli bir general olan Oprea’nın adı içişleri bakanı ve başbakan yardımcılığı döneminde başka bir politik skandala daha karışmıştı.

Romanya Bilimler Akademisi, Oprea’nın bir zamanlar hazırladığı doktora tezinin, başka eserlerden çalınarak hazırlandığını tespit etmiş ve içişleri bakanından “doktor” ünvanını geri almıştı.

Romanya’da daha önce de eski başbakanlardan Victor Ponta’nın doktora ünvanı da aynı gerekçeyle elinden alınmıştı

Kaynak:Sözcü

Rize Web Tasarım İlk Sayfa Seo Rize Günübirlik Turlar