Archive for Genel

SON DAKİKA Haberi: Rizede 15 Aylık Hamile Başaktan Bir Haftadır Haber Alınamıyor

Rize’de 1,5 aylık hamile Başak’tan bir haftadır haber alınamıyor

Güncel haberleri tarafsız yorumlayan haber sitesi..! Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde, 1,5 aylık hamile Başak Çamkerten’den (20) bir haftadır haber alınamıyor. Kayıp kadın için jandarma ekiplerince arama çalışması başlatıldı.

Çamlıhemşin’in Topluca köyünde oturan, 3 aylık evli ve 1,5 aylık hamile Başak Çamkerten, bir hafta önce evinden çıktıktan sonra dönmedi. Eşinden haber alamayan Mehmet Çamkerten, aynı gün akşam saatlerinde jandarmaya kayıp ihbarında bulundu. Olay yerine gelen ekipler, arama çalışması başlattı. Köy ve çevresinde yapılan arama çalışmalarında, Başak Çamkerten’e ait bir ize rastlanılamadı. Arama çalışmalarının devam ettiği bildirildi.(DHA)

SON DAKİKA Haberi: Bal Satışıyla Tanınan Ekrem İncelin Villasında Soygun 15 Milyon Dolarım Çalındı

Bal satışıyla tanınan Ekrem İncel’in villasında soygun: 1.5 milyon dolarım çalındı

Güncel haberleri tarafsız yorumlayan haber sitesi..! Radyo  ve televizyonlarda bal satışıyla tanınan Ekrem İncel’in villası hırsızlar tarafından soyuldu. İncel, yaklaşık 1,5 milyon dolarının çalındığını söyledi.

Olay Büyükçekmece’de Ekrem İncel’in yaşadığı villada meydana geldi. İncel ve ailesi öğle saatlerinde villadan ayrıldı. İncel ve ailesi saat 21.00 sıralarında villaya döndüklerinden, bahçe kapısının açık olduğunu ve eşyalarının dağıtılmış olduğunu gördü.

YATAK ODASINI KONTROL EDİNCE ŞOK OLDULAR

Yatak odasını kontrol eden Ekrem İncel, dolap içinde bulunan çelik kasa ile  çekmecelerde bulunan ziynet eşyalarının yerinde bulunmadığını fark etti. İncel,  durumu site güvenliğine ve polise bildirdi. Kısa sürede olay yerine ulaşan Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü, Asayiş Şube Müdürlüğü ve olay yeri inceleme ekipleri bir süre villada inceleme yaptı. Yapılan incelemede villayı soyan kişi ve kişilerin üzerinde sahte bir plaka takılı beyaz otomobille geldikleri ve soygunu gerçekleştirdikleri öğrenildi.

ÇELİK KASA, PARA VE ZİYNET EŞYALARINI ÇALDILAR

Ailesiyle birlikte geçici olarak yaşadığı villada yaklaşık 1.5 milyon dolarlık para ve ziynet eşyası çalındığını söyleyen Ekrem İncel “Maddi ve manevi bir mağduriyetim var. Eşim ve çocuklarım manevi yönden zarar gördü. Saat 14.00 sıralarında burayı terk ettim. Saat 21.00’de döndüğümde evimin çeşitli yerlerinde kapıların kırık olduğunu, çelik kasamın ve evin çeşitli yerlerinde bulunan paralar ile ziynet eşyalarının çalındığını gördüm. Sonrasında hem sitenin sizde güvenliğine hem de polise haber verdim. Emniyet güçlerimiz büyük bir titizlikle çalışıyorlar. Önce Allah’a daha sonra emniyetimize güveniyorum” dedi.

“SİTE YÖNETİMİ HIRSIZLIĞI GÖRMÜYOR”

Ekrem İncel, “Her evde her sokakta bir hırsızlık olayı yaşanmış. Para çalınıyor, ziynet eşyaları çalınıyor. Hırsızların uğrak yeri haline gelmiş. Biz buranın bir site olup olmadığını bilmiyoruz. Buranın bir mahalle olup olmadığını bilmiyoruz. Resmi olarak burasının bir mahalle olduğu ve bir site yönetiminin olduğu söyleniyor. Site yönetimi her ay bizden haraç alır gibi bir bedel alıyor. İnsanların ev taksiti olarak ödediği kredi miktarı kadar aidat ödüyoruz. Ama gelin görün ki burada olan bir hırsızlığı site yönetimi görmüyor. Sitedeki güvenlik görevlileri hiçbir şekilde duyarlı değil. Biz geçici olarak burada yaşıyoruz. böyle bir hırsızlık oldu. İnşallah başka bir site sakini ve mahalle sakini yaşamaz” açıklamasında bulundu.  Öte yandan hırsızların soygun için villaya geldiği  otomobilin görüntüsü bölgedeki güvenlik kameralarına yansıdı. Polis  soygunu gerçekleştirilen hırsızların yakalanması için çalışma başlattı.(DHA)

SON DAKİKA Haberi: Aliağa Limanındaki Gemide Patlama Ölü Ve Yaralılar Var

Aliağa Limanı’ndaki gemide patlama: Ölü ve yaralılar var

Güncel haberleri tarafsız yorumlayan haber sitesi..! İzmir’in Aliağa ilçesinde iddiaya göre, İtalyan bayraklı bir gemiye LPG dolumu yapıldığı sırada meydana gelen patlamanın ardından yangın çıktı. Gemideki 1 mürettebatın yaşamını yitirdiği belirtilen olayda 15 mürettebat ise hafif şekilde yaralandı. Gemideki yangın ise karadan ve denizin müdahaleyle söndürüldü.

Olay, gece yarısı İzmir Aliağa Limanı’nda meydana geldi. Petkim Rafinerisi’nde 5 Nolu iskelesinde İtalyan bayraklı gemide iddiaya göre, LPG dolumu sırasında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Patlamanın ardından gemide yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti, jandırma, polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlçede Aliağa Kaymakamı Erhan Günay başkanlığında kriz merkezi oluşturuldu.

Limana gelen ekipler, yangına karadan ve denizden müdahale etti. Bu arada patlama sırasında yaralanan 15’i İtalyan ve 1 Romanya uyruklu gemi mürettebatı, sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı müdahalenin ardından Aliağa Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavileri yapılan mürettebattan 1 kişinin yaşamını yitirdiği, diğerlerinin ise durumlarının iyi olduğu belirtildi.

KAYMAKAM: YANGIN KONTROL ALTINA ALINDI

Aliağa Kaymakamı Erhan Günay, “SOCAR’a ait Petkim Limanı’nda demirli gemide patlama nedeniyle yangın meydana geldi. Yaralanan 15 İtalyan ve 1 Romanya vatandaşı hastaneye kaldırıldı. Karadan ve denizden müdahale edilen yangın kontrol altına alındı” dedi.

Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, gemideki yangınla ilgili soğutma işlemleri sürdürülüyor.(DHA)

SON DAKİKA Haberi: Erdoğan Çin İle Aynı Vizyonu Paylaşıyoruz

Erdoğan: Çin ile aynı vizyonu paylaşıyoruz

Güncel haberleri tarafsız yorumlayan haber sitesi..! Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin’de kaleme aldığı makalede, “Türkiye olarak, dünya barışı, güvenliği ve istikrarının korunması, çok taraflılığın teşvik edilmesi ve serbest ticaretin sürdürülmesi gibi alanlarda Çin ile aynı vizyonu paylaşıyoruz. Dünyanın çok kutuplu yeni denge arayışı içerisinde olduğu günümüzde bütün insanlığın ortak çıkarını gözetecek yeni bir uluslararası sistem inşasına ihtiyaç olduğu apaçık ortadadır. Bu yeni sistemin inşası sürecinde de insanlık tarihinin en kadim medeniyetleri olan Türkiye ve Çin’e tekrar büyük görevler düşmektedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Çin’in başkenti Pekin’de gerçekleşecek görüşme öncesi, ülkenin önde gelen yayın organlarından ‘Global Times’ gazetesinde, “Türkiye ve Çin: Ortak Gelecek Vizyonu Olan İki Ülke” başlıklı bir makale kaleme aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalede, yeni bir dünya sisteminin ortaya çıkmaya başladığı bu dönemde Türkiye ve Çin’e büyük sorumluklar düştüğünü vurguladı. Erdoğan, coğrafi uzaklıklarına rağmen Türkiye ve Çin’in yüzyıllarca yakın ekonomik ve kültürel iş birliği içinde olduğunu hatırlatarak, “Asya’nın en doğusunda ve Asya’nın en batısında yer alan iki kadim medeniyete sahip olan Çinliler ve Türkler, tarihi İpek Yolu’nun koruyuculuğunu üstlenerek ticaret ve kültürel etkileşimin gelişmesinde insanlığa büyük katkı sağladılar” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, Kuşak ve Yol girişimini güçlü şekilde desteklediğini, hatta girişime 2013’te verdiği destekle bunu yapan ilk ülkelerden biri olduğunu belirterek, “Ülkelerimiz arasında yüzyıllar boyunca devam etmiş bu iş birliği günümüzde de Çin Devlet Başkanı değerli dostum Sayın Şi Cinping’in öncülük ettiği Kuşak ve Yol girişimi ile daha da güçlenerek devam ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, Türkiye’nin öncülük ettiği Orta Koridor girişiminin Kuşak ve Yol girişiminin merkezinde yer aldığını ifade ederek, Türkiye’den başlayıp demiryolu ile Gürcistan’dan Azerbaycan’a, buradan da Hazar Denizi’ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan’ı takiben Çin’e ulaşan Orta Koridor’un, Kuşak ve Yol projesinin en önemli bileşenlerinden birini oluşturduğunun altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hayata geçirdiği Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi, İstanbul Boğazı’na inşa edilen 3. köprü Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Boğazı’nın altından geçen Marmaray ve Avrasya tünelleri, Çanakkale Boğazı’nda inşasına başlanan 1915 Çanakkale Köprüsü, bölünmüş yollar, otobanlar, hızlı tren hatları, lojistik üsleri ve tüm iletişim altyapısının Orta Koridor projesi kapsamında gerçekleştirilen altyapı yatırımları olduğunu, tüm bu projelerin Kuşak Yol Projesi’nin Pekin ile Londra arasındaki bağlantıyı sağlama hedefine doğrudan katkı sunacağını anlattı. Orta Koridor’un sağladığı zaman avantajı ve mevsim etkilerinden bağımsız 12 ay boyunca hizmet verebilecek bir güzergâh olması nedeniyle Kuşak ve Yol projesine çok büyük katkılar sunacağına inandığını dile getirdi.

‘ÇİNLİLER İÇİN ‘ÇİN RÜYASI’, BİZ TÜRKLER İÇİN DE ‘TÜRK RÜYASI’DIR’

Erdoğan, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar doğrultusunda sürekli olarak gelişen Türkiye ve Çin ilişkilerinin 2010 yılında Stratejik İlişki seviyesine yükseldiğini vurgulayarak, “Şimdi de ‘kazan kazan’ anlayışıyla gelişen ilişkilerimizi Kuşak ve Yol girişimi ile paylaştığımız ortak gelecek vizyonu doğrultusunda daha üst seviyelere çıkarmayı amaçlıyoruz. Türkiye ve Çin, Batılı ülkelere göre geç kalkınmaya başlamış olmaları nedeniyle ortaya çıkan gelişmişlik farkını 21. yüzyılda kapatmayı amaçlayan ülkelerdir. Dünya üzerinde hakkettiği yerleri alması hedefine bu yüzyılda ulaşmak Çinliler için ‘Çin rüyası’, biz Türkler için de ‘Türk rüyası’dır” vurgusunu yaptı.

‘TÜRKİYE VE ÇİN’İN BİRLİKTE PAYLAŞTIKLARI BAŞKA BİR ORTAK GELECEK VİZYONUDUR’

Çin’in Çin Komünist Partisinin kuruluşunun 100. yılı olan 2021 ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin 100. yılı olan 2049’a yönelik kalkınma hedefleri gibi Türkiye’nin de, kuruluşunun 100. yılı olan 2023 ve 2053 yıllarına ilişkin hedefleri bulunduğunu belirten Erdoğan, “Ülkelerimizi birer refah toplumuna dönüştürmeye yönelik bu hedefler Türkiye ve Çin’in birlikte paylaştıkları başka bir ortak gelecek vizyonudur. İkili ilişkilerimizde artan iş birliği toplumlarımız arası etkileşimi yoğunlaştırmakta ve turizm alanında da önemli kazanımlar sağlamaktadır” dedi.

‘ÇİNLİ İŞ ADAMLARINI ÜLKEMİZE YATIRIM YAPMAYA DAVET EDİYORUM’

Çin’de 2018 yılının Türkiye Turizm Yılı olarak kutladığını ve bu kapsamda ülke genelinde onlarca etkinlik gerçekleştirildiğini aktaran Erdoğan, bu doğrultuda Türkiye’yi ziyaret eden Çinli turist sayısında da son yıllarda önemli artışlar yaşandığını görmenin memnuniyet verici olduğunu belirtti. Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile birlikte belirledikleri ‘1 milyon Çinli turist’ hedefine yönelik yürütülen çalışmaların, iki ülke arasındaki ilişkiyi ileriye taşıyacağını belirtti. Erdoğan, makalesinin devamında şunlara değindi:

“Çin ile karşılıklı ticaret hacmini, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet etmeye yönelik daha dengeli ve sürdürülebilir bir temele dayalı şekilde mevcut seviyesinin önce iki katı olan 50 milyar dolara, sonra 100 milyar dolara çıkarmak hedeflerim arasında yer alıyor. Bu noktada Çinli iş adamlarını Asya ve Avrupa’nın kesiştiği nokta ile Kuşak ve Yol projesinin kalbinde yer alan ülkemize yatırım yapmaya çağırıyorum. Unutmayalım ki Türkiye’ye yapacağınız yatırım sadece 82 milyonluk genç ve dinamik nüfusu ile dünyanın 16. büyük ekonomisine yapacağınız yatırım değil aynı zamanda ülkemizin hinterlandında bulunan 1,6 milyarlık bir nüfusa ve 24 trilyon dolarlık bir gayri safi milli hasılaya yapılan bir yatırımdır. Hepsinden önemlisi Türkiye’ye yapılan yatırım Kuşak ve Yol projesi ve hepimiz için yeni bir gelecek oluşturma rüyamıza yapılan yatırımdır.”

Erdoğan, Türkiye’nin Çin ile iş birliğini her alanda geliştirmeye sarsılmaz biçimde bağlı olduğunu vurgulayarak, eğitim alanında ortak üniversiteler kurulması yönünde ilk adımı atarak bu alanda çok daha yakın çalışma yürütülebileceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayinde son yıllarda hayata geçirdikleri özgün projeler ile kendi teknoloji ve üretim güçlerini dünyaya ispatlamış Türkiye ve Çin’in bu alanda da iş birlikleri gerçekleştirebileceğini düşünüyorum” dedi.

‘ÇİN İLE AYNI VİZYONU PAYLAŞIYORUZ’

Dünyanın ciddi küresel meydan okumalar ile karşı karşıya olduğunu hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ekonomik küreselleşme derinleşirken, küresel serbest ticaret sistemine yönelik tehditlerin, bütün dünya ekonomileri için tehdit oluşturuyor. Halen tek kutuplu bir dünyada yaşadığımız gibi bir yanlış anlayışın ürünü olan bu tehditler, dünya barış ve istikrarını da zedelemektedir. Türkiye olarak dünya barışı, güvenliği ve istikrarının korunması, çok taraflılığın teşvik edilmesi ve serbest ticaretin sürdürülmesi gibi alanlarda Çin ile aynı vizyonu paylaşıyoruz. Dünyanın çok kutuplu yeni denge arayışı içerisinde olduğu günümüzde bütün insanlığın ortak çıkarını gözetecek yeni bir uluslararası sistem inşasına ihtiyaç olduğu apaçık ortadadır. Bu yeni sistemin inşası sürecinde de insanlık tarihinin en kadim medeniyetleri olan Türkiye ve Çin’e tekrar büyük görevler düşmektedir.” (DHA)

SON DAKİKA Haberi: Mebden Yeni Skandal Cumhuriyetin İlk Yılları Ahlak Buhranı

MEB’den yeni skandal: Cumhuriyetin ilk yılları ahlak buhranı…

Güncel haberleri tarafsız yorumlayan haber sitesi..! 2018-2019 Eğitim yılının tamamlanmasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlere mesleki çalışma metinleri gönderdi. Metinlerde skandal ifadelere yer verildi. Metinler Cumhuriyet’in ilk dönemini ahlak buhranı olarak değerlendirirken, AKP’li yıllar övülüyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, okulların kapanmasının ardından öğretmenlere gönderdiği mesleki çalışma metinlerde Cumhuriyet’in ilk dönemini hedef alan ifadeler kullanıldığı öğrenildi.

Birgün gazetesinden Mustafa Mert Bildirci’nin haberine göre;Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki laiklik mücadelesini “Ahlak buhranı” olarak değerlendiren metinlerde, dini hayata ve dindarlara baskı uygulandığı, Hacca gidişin engellendiği ve Kuran’ın yasaklandığı anlatıldı.

Metinlerde, Cumhuriyet’in ilk yıllarının “Baskı”, günümüzün ise “Rahatlık” dönemi olarak değerlendirilmesi dikkati çekti.

AHLAK BUHRANI

Metinlerde, “Öğretim Birliği Yasası” eleştirilerek “1930’dan itibaren din adamı yetiştirecek okulların kapanması ve din derslerinin örgün eğitim kurumlarından çıkarılması, 15-20 yıl içinde memlekette bir ahlak buhranına neden olmuştur” denildi. Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün tarihinin anlatıldığı kısımlarında da Cumhuriyet tarihi şu sözlerle hedef alındı:

“1930’lu yılların başında ne dini eğitim yaptıran bir okul ve ne de okulların programında dini içerikli ders kalmış, din eğitim sistemimizden tamamen dışlanmıştır. Dini hayata ve dindarlara baskı uygulanmıştır. Hacca gidiş engellenmiştir. Kuran- ı Kerim dahil her tür dini yayın yasaklanmıştır.”

ATATÜRK ‘İDEOLOJİK’

Mesleki çalışma metinlerinde, YÖK’ün ilahiyat fakülteleri ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümlerini ayırması da eleştirildi. YÖK’ün değişikliğin gerekçesinde kullandığı, “Ulu Önder Atatürk ve onun silah arkadaşlarına borçlu olduğumuzun bilincinde olan kişiler olarak yetiştirilmeleri” ifadeleri, “İdeolojik” olarak yorumlandı.

AKP’Lİ YILLAR EN RAHAT DÖNEM

AKP’li yılların, “Rahatlık dönemi” olarak adlandırıldığı kısımlar, metinlerin en dikkati çeken bölümü oldu. Cumhuriyet’in ilk yıllarından, “Baskı dönemi” olarak söz edilerek şunlar kaydedildi:

“1930-1940’lı yıllarda din eğitimi ve öğretimi ile dini hayat tam bir baskı ve kontrol altına alınmıştır. İnişli-çıkışlı mücadeleler sonunda 2000’li yıllara ulaşılmıştır. Bilhassa şu son yıllar din eğitimi ve öğretimi ve dini hayat bakımından en rahat döneme ulaşılmıştır denilebilir. Hem din eğitimi ve öğretimi yaptıran okulların kapalı olduğu, hem okul programlarındaki dini derslerin yok olduğu dönemler geride kalmış, artık sayısal olarak bütün cumhuriyet tarihinin en yüksek noktasına ulaşılmıştır.”

Yüzlerce sayfadan oluşan metinlerde laikliğin tanımı da hedef alındı: “Siyasi iktidarlar veya onlar adına yetki kullanan kişi veya kesimler laikliği ‘dindar’ ve ‘mütedeyyin’ olarak nitelendirilen kesimlere ve din eğitimi öğretimi yaptıran kurumlara karşı bir tehdit unsuru olarak kullanmışlar ve onları kontrol altında tutmuşlardır.”

Eğitim sisteminde yapılan değişiklikler de metinlerde eleştirildi. Milli Eğitim Bakanı’nın, “Reform sevdası”na kapılarak sisteme müdahale etmesi nedeniyle, “Gerçek anlamda millilik vasfı kazandırılamamış bir eğitim sistemi” ortaya çıktığı savunuldu.(sol.org.tr)

SON DAKİKA Haberi: Bebek Arabası Çalan Kişinin Evinden Çıkanlar Şoke Etti

Bebek arabası çalan kişinin evinden çıkanlar şoke etti

Güncel haberleri tarafsız yorumlayan haber sitesi..! Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bebek arabası ve bisiklet çalan hırsız polis ekipleri tarafından yakalandı. Evinde yapılan aramada 50’ye yakın bisiklet ele geçirilen şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Olay, geçtiğimiz günlerde Çırpan Mahallesi’nde meydana geldi. Oturduğu apartmanın giriş katına bıraktığı bebek arabasının çalındığını farkeden B.G., durumu polise bildirdi. Apartmanın girişinde bulunan güvenlik kamerası görüntülerini izleyen Asayiş Büro Amirliği ekipleri, şüphelinin çok sayıda hırsızlık suçundan aranan C.S. (18) olduğunu tespit etti. Kimlik tespitinin ardından C.S., kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. C.S.’nin evinde yapılan aramada çok sayıda bebek arabası ve 50’ye yakın bisiklet ele geçirildi.

Polis merkezine götürülen bisiklet ve bebek arabaları sahiplerine teslim edildi. C.S., çok sayıda bisiklet, bebek arabası ve televizyon hırsızlığı yaptığı suçlamasıyla çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.

(DHA)

SON DAKİKA Haberi: Yunus Emrenin Yürek Burkan Dramı

Yunus Emre’nin yürek burkan dramı

Güncel haberleri tarafsız yorumlayan haber sitesi..! Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde dünyaya gelen 1 yaşındaki Yunus Emre’nin beyninin bir kısmı, ensefalosel ismi verilen bozukluk sebebiyle kafatasının dışında büyüyor. Aile maddi imkânsızlıklar nedeniyle tedavi ettiremediği çocukları için yetkililerden yardım bekliyor.

İkram ve Sevda Batır’ın bebekleri Yunus Emre 1 yıl önce ensefalosel hastalığıyla dünyaya geldi. Beyin dokusunun kafatasındaki bir açıklıktan dışarıya çıkması anlamına gelen bu hastalık, Yunus Emre’nin beyninin kafatasının dışında büyümesine sebep oldu. Yaşam savaşı veren Yunus Emre’nin aynı zamanda sağ eli ile sol ayağında altışar parmak bulunuyor. Maddi güçlüklerle boğuşan Batır ailesi ise tedavi için yardım bekliyor. Yunus Emre ile birlikte 5 çocuğu olan baba İkram Batır, inşaat işçiliği yaptığını, Yunus Emre’nin hastalığı nedeniyle de düzenli çalışamadığını söyledi.

İnşaat işçiliğinden elde ettiği gelirin tedavi masraflarına yetmediğini de belirten İkram Batır, “Çocuğumu rapor için Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi’ne götürüp orada heyete soktum. Ancak buradaki hastane çocuğuma yüzde 20 rapor verdi. Ben bu duruma itiraz ettim ve daha sonra Bitlis Devlet Hastanesi’ne götürdüm. Bu hastane ise yüzde 90 rapor verdi. Ardından Van Bölge Hastanesi’ne götürdüm. Bu hastane ise 9’uncu aya gün verdi. Benim hastanelere gidip, gelecek param bile kalmadı. Artık çocuğumu hastaneye de götüremiyorum. Gözümüzün önünde gün geçtikçe eriyor. Çalmadığımız kapı kalmadı. Yetkililerden bize yardımcı olmalarını istiyorum” dedi.

(DHA)

rizekoypazari.com rize günübirlik turlar ucuz host www.caglaakturk.com